Posted by (0) Comment
Jaguar’ın Porsche Boxster ile rekabet edecek yeni modeli tasarım açısından da göz kamaştırıyor.
Jaguar fanatikleri bu haberimize çok sevinecek. Efsane C Type yollara geri dönüyor. ‘50’li yıllarda yürek hoplatan C Type yeni yüzüyle kısa zamanda pazara girecek.
Tasarım olarak XK serisinden ilham alınarak geliştirilen otomobil Porsche Boxster, Audi TT ve Mercedes Z4’e rakip olacak. Hindistanlı üretici Tata’nın bünyesinde faaliyet gösteren Jaguar otomobilde ikisi benzinli, biri dizel olmak üzere üç farklı motor sunacak. Giriş seviyesi modelde 3.0 litre 235hp’lik benzinli motor kullanılacak. Aynı hacimdeki çift turbolu dizel motorun gücüyse 272hp olarak açıklanıyor.
Ailenin en güçlüsüyse 5.0 litrelik motorla donatılan 380hp’lik versiyon olacak. Tüm modellerde direksiyondan vites değiştirmeye imkan veren altı kademeli otomatik şanzıman kullanılacak. 60 bin Euro’luk Avrupa satış fiyatına sahip olması beklenen otomobilin resmi tanıtımı için gelecek yılı beklemek gerekecek.
Kaynak:superonlinehaber
Mercedes, SLS modeliyle ‘50’li yıllardaki efsaneye can verecek.
Otomobil tarihinde çok az otomobil Gullwing (Martı Kanat) M Otomobil tarihinde çok az otomobil Gullwing (Martı Kanat) Mercedes kadar büyük bir hayran kitlesine sahip olmuştu.
Bu ilgiden etkilenen Alman üretici yeni asrın teknolojisiyle bu otomobili tekrar üretecek. Ancak 2015’te yollara çıkacak olan otomobilin resmi ön resimleri basınla paylaşıldı.
Konsept olarak Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanışacağımız otomobilin ön bölümü köşeli farlarıyla dikkat çekiyor. SLS Gullwing ismi verilen aracın arka bölümüyse ‘50’li yıllardaki otomobille benzerli taşıyacak. Araçla ilgili diğer bilgiler içinse biraz daha beklemek gerekiyor.
Kaynak:superonlinehaber
Posted by (0) Comment
Kuzey Koreli üretici Hyundai, dünyanın ilk lpg’li hibrid otomobilini tanıttı. Şimdilik sadece yerel pazarda satışa sunulması planlanan bu model Elantra üzerine geliştirilmiş.
Seul Motor Show’da Kia Forte LPI Hibrid modeli gibi 114 beygir gücünde 1.6 litrelik dört slindirli bir motora sahip. Bu motora 20 beygir gücünde bir de elektrik motoru eklenmiş.
Hyundai Elantra toplamda 134 beygir güç üretiyor olsa da bu gücü hızlanmak için kullanmıyor. Amaç sadece tüketimi düşürmek ve çevreyi daha az kirletmek için tasarlanan otomobil 0 – 100 km/ hızlanmasını 11.7 saniyede gerçekleştiriyor.
Hyundai’den yapılan açıklamaya göre standart Elantra yerine hibrid olanı tercih edenler senede 1100 dolar kar edecekler. Tabi bu sene de minimum 20 bin kilometre yapanlar için yapılmış. Yapılan kilometre arttıkça karda yükseliyor doğal olarak.
Elantra, tüketim ve emisyon değerlerini düşürmek için Elantra’da bir start/stop teknolojisine yer vermiş. Bu sistem otomobil uzun süren beklemelerde motoru durdurarak benzin tüketimini düşürüyor. Ayrıca ani hızlanma isteklerinde elektrik motoru benzinli motora yardımcı olarak daha az benzinle daha fazla performans elde edilmesini sağlıyor. Elektrikli motor frenleme esnasında ortaya çıkan enerji ile kendini şarj ediyor.
3 farklı donanım seviyesi ile satışa sunulacak olan Elantra LPI HEV 16 bin Amerikan Doları fiyata sahip olacak. Son zamanlarda otomobil dünyasında yükselen çevrecilik bilinci ile daha sık karşılaştığımız şu günlerde LPG’li bir modele de kavuşmuş olduk.
Kaynak:mynethaber
Otomotiv üretimi Haziran ayında yüzde 25, ilk 6 ayda yüzde 45 düşüş gösterdi.
Otomotivde ürküten rakamlar
Otomotiv Sanayii Derneği’nden yapılan açıklamaya göre, Haziran ayında otomotiv üretimi yüzde 25 düşüşle 117 bin 332′den 88 bin 428 adete geriledi. Aynı dönemde otomobil üretimi ise yüzde 15 düşüşle 63 bin
118 adetten 53 bin 577′ye düştü.
İlk 6 ayda ise otomotiv üretiminde yüzde 45 düşüş yaşandı. Geçen yılın aynı döneminde 713 bin 126 olan otomotiv üretimi, bu yıl 393 bin 674 adete indi. Aynı dönemde otomobil üretimi de yüzde 35 düşüşle 380 bin 7 adetten 245 bin 929 adete geriledi.
Kaynak:postahaber
Posted by (0) Comment
Automobili Lamborghini, kült konumuyla öne çıkan olağanüstü test sürücüsü Valentino Balboni şerefine, onun adını taşıyan bir model sunuyor: Gallardo LP 550-2 Valentino Balboni. Sadece 250 adet üretilecek olan bu model, 550 beygir gücene ve 320 km/s’lik azami hıza sahip. LP 550-2, 0 – 100 hızlanmasını 3,9 saniyede yapıyor.
Lamborghini Gallardo LP 550-2 Valentino Balboni
Lamborghini Gallardo LP 550-2 Valentino Balboni
Lamborghini’nin tüm zamanların en başarılı modeli olan ve toplamda 9 bin adetten fazla satmış olan Gallardo’nun en yenisi, sadece farklı tasarımı ve özel donanımıyla değil, eşsiz teknolojisi ile de öne çıkıyor. Model isimliğinde belirtildiği gibi: ‘550’ rakamı beygir gücünü, ‘2’ ise arkadan itişi ifade ediyor.
250 adetle sınırlı
Lamborghini ile geçen 40 yılın ardından Balboni artık resmen emekliye ayrıldı. Ancak Valentino Balboni markanın elçisi olarak hâlâ dünyanın dört bir yanında birçok ülkeyi dolaşmaya devam ediyor. Gallardo LP 550-2 Valentino Balboni’nin özelliği ve özgünlüğü 250 adetlik üretimle sınırlandırıldı.
Çevik ve son derece güvenli
Balboni modeli sadece arka tekerlekleri aracılığıyla yola gücünü aktaran mevcut tek Lamborghini. Arkadan itiş, özel bir sürüş tarzının keyfini çıkaran spor otomobil sürücüleri için bilhassa çekicidir. Müthiş bir güce sahip V10 aktarma organları sayesinde, kontrollü keskin dönüşler –elbette sürücünün belirlediği dereceye kadar- hiç sorun değildir. Çünkü en üst düzeyde geliştirilmiş yol tepkileri ve mükemmel şekilde ayarlanmış destek sistemleri Gallardo LP 550-2 Valentino Balboni’yi kullanması son derece keyifli ve güvenli bir spor otomobil yapıyor.
Eşsiz karakterle sürüş keyfi
Sürüş keyfi ve güvenliği bir arada sunan bu eşsiz karakteri biçimlendirmek adına Sant’Agata Bolognese’deki mühendisler, LP 550-2 Valentino Balboni’ye kapsamlı modifikasyonlar uyguladılar. Konu sadece aktarma organının arkaya taşınmasından ibaret değildi. Aracın sürüş dinamiklerinin her bir öğesi itibarıyla ayarlarının yapılması gerekiyordu. Bu da yayları, amortisörleri, dengeleyicileri ve hatta lastikleri kapsıyordu. Aerodinamik unsurlar da güçteki değişim hesaba katılarak yeniden ayarlandı.
Yüzde 45 sınırlı kaymalı arka aks diferansiyeli tıpkı e-gear şanzıman gibi yeniden geliştirildi. Diğer bir önemli nokta da ESP sistemine yapılan ayarlamalardı. Standart program yüksek dengeye odaklanırken, CORSA programı ise daha yüksek sapma açılarına izin verir hale geldi. Böylelikle sürücüler LP 550-2’nin dinamiklerinin keyfini doyasıya çıkarabiliyor.
Olağanüstü performans garanti edilmektedir
Gallardo’nun tam kalbinde, 5.2 litrelik 10 silindirli motorda da ayarlamalar yapıldı: Valentino Balboni’nin kompakt ve hafif güç ünitesi 550 hp güç üretiyor. LP 550-2, 0 – 100 hızlanmasını 3,9 saniye gibi nefes kesen bir sürede yapabiliyor. 320 km/s’lik azami hızı bu otomobilin en üstün süper spor otomobiller arasında yer almasını sağlıyor.
Ayrışan tasarımdaki güçlü zarafet
Valentino Balboni teknolojisi bakımından eşsiz olduğu gibi, tasarımı ve donanımı da bu aracın özgünlüğünü pekiştirmektedir. Klasik sportif karakteri, 70’lerin klasik spor otomobillerinden alınan ilhamla, ön panelden tavana kadar devam eden ve motor kapağının bazı kısımlarından arka spoylere doğru uzanan beyaz ve altın rengindeki şerit ile öne çıkarılıyor. Bu renk efekti, Gallardo’nun güçlü zarafetinin altını çizmekte ve benzersiz Lamborghini tasarım DNA’sını vurguluyor. Bu özel üretim modeli, Bianco Monocerus’tan Verde Ithaca’ya veya Arancio Borealis’ten Nero Noctis’e sekiz renkte alınabiliyor. Scorpius jantlar koyu gri cilalarını korurken, fren kaliperleri dış boya rengine bağlı olarak siyah, turuncu veya sarı renkte geliyor.
İç mekânda da klasik sportif görünüm
Karakteristik renk kombinasyonu iç mekânda da tekrar ediliyor. Tamamen deriden oluşan döşemenin temel rengi siyahken. her iki koltukta da beyaz renkli şerit yer alıyor. Orta konsol tamamen Kutup beyazı deri ile kaplanarak güçlü bir etki yaratılıyor. Sol yan camın altında bulunan bir armada Valentino Balboni imzası ile otomobilin üretim numarası bulunuyor.
Valentino Balboni’nin özelliği ve özgünlüğü, geniş donanım yelpazesi ile ayrıca artırıldı. İç mekânda kullanılan çeşitli yeni deri unsurların yanı sıra, şeffaf motor kapağı, arka görüş kamerası, Bluetooth, navigasyon sistemi ve engellerin üzerinden geçişi kolaylaştıran ön aks kaldırma sistemi de sunuluyor. Kapsamlı standart donanıma ek olarak, e-gear şanzıman ve karbon seramik frenler gibi ilave seçenekler de bulunuyor.
Valentino Balboni 40 yıl boyunca boğa armalı markanın süper spor otomobilinin karakteri üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Yaptığı ince ayarlar ve test çalışmalarıyla 60’ların Lamborghini Miura’sından günümüzün Gallardo ve Murciélago modellerine kadar pek çok otomobil efsanesinin biçimlendirilmesine katkıda bulunmuştur. Valentino Balboni 1967 yılında bizzat Şirket’in kurucusu Ferrucio Lamborghini tarafından işe alındı. Daha o zamanlardan genç Balboni’nin otomobillere karşı özel bir duygu beslediği açıktı. Öyle bir duygu ki bir otomobilin can damarına bağlanan ve bir test sürücüsünün ruhunu tanımlayan, bütün içgüdülerin en hassas olanı…
Balboni, “Bir Lamborghini her zaman bir yarış otomobilinin keskinliğini iyi bir arkadaşın güvenilirliği ile birleştirmelidir” diyor. 1973’ten itibaren markanın ürettiği her prototipin direksiyonu başına oturdu; hatta müşterilerine teslim edilmeden önce çoğu seri üretilen otomobil onun ellerinden geçti. Bu da Balboni’yi markanın dünya çapındaki hayranları ve müşterileri arasında olağanüstü bir üne ve statüye kavuşturarak, markanın en önemli temsilcilerinden biri hâline getirdi.
Kaynak:otomobilgazetesi
Posted by (0) Comment
Volkswagen’in comfort coupesi Passat CC, sıra dışı tasarımıyla ‘Red Dot Design Award 2009 – Best of the Best’ ödülüne layık görüldü. Bu ödül Passat CC’nin tasarım özellikleriyle aldığı üçüncü ödül.
Volkswagen Passat CC, uluslararası tasarım uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen panelde büyük ödüle uzandı; Almanya’nın Essen kentinde düzenlenen panelde, sıra dışı tasarımıyla büyük beğeni toplayan dört kapılı coupe, katılımcıların oylarıyla ‘Red Dot Design Award 2009 – Best of the Best (en iyinin en iyisi)’ ödülünü almaya hak kazandı. Ödül, Volkswagen’in birinci sınıf ve göz alıcı tasarım anlayışının başarısını bir kez daha kanıtlamış oldu. Essen’deki Aalto Tiyatrosu’nda düzenlenen törende, Passat CC’nin kazandığı ödülü, Volkswagen adına Dış Tasarım Stüdyosu tasarımcılarından Martin Kropp aldı.
Anılabilecek En Büyük ödül
“Red Dot Design Award”, bir tasarımcının gerçekleştirdiği ürünle alabileceği en büyük ödüllerden biri olarak kabul ediliyor. Ödül, 2000 yılından buyana her yıl düzenli olarak veriliyor. Passat CC Mart ayında Hanover’de yine bu alanda son derece prestijli bir ödül olan ‘IF Product Desgin Award 2009” ödülünü de almıştı. Passat CC, Mayıs ayı sonunda da otomotiv ve taşımacılık kategorilerinde Avustralya Uluslararası Tasarım Ödülü’nü kazanmıştı.
Kendi sınıfını yaratıyor
Passat CC’nin dış tasarımı, yeni ön yüze paralel, ateşlenmiş bir mermiyi anımsatan gövde çizgisi ve tavan yapısıyla dinamik bir görünüme sahip. Bununla birlikte çıtasız kapı camları, opsiyonel olarak sunulan panoramik cam tavan ve aracın coupe vurgusunu en iyi biçimde ortaya koyan aerodinamik arka bölümü, Passat CC’nin diğer ön plana çıkan tasarım unsurlarını oluşturuyor.
Kaynak:mynethaber
Posted by (0) Comment
Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi basın toplantısı düzenledi.
Otomotiv sektörü teşvik bekliyor
Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi (OETK), düzenlediği basın toplantısıyla otomotiv sektöründeki sorunları ve çözüm yollarını masaya yatırdı.
Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi (OETK) Başkanı Cengiz Kabatepe, Türkiye’nin parlayan yıldızı olan otomotiv endüstrisinin hükümetten üretimi ve istihdamı teşvik edecek çözümler beklediğini vurgulayarak, “Gelin, otomotivi teşviklerle donatalım, Türkiye’yi otomotivde tasarım ve Ar-Ge endüstrisinin yeni üssü yapalım” dedi.
Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi (OETK), düzenlediği basın toplantısıyla otomotiv sektöründeki sorunları ve çözüm yollarını masaya yatırdı. Swissotel’de düzenlenen toplantıda konuşan OETK Başkanı Cengiz Kabatepe , global krizin etkisiyle ilk 6 ayda ihracatta yüzde 48.9 azalma, istihdamda yüzde 15 kayıp olmasına rağmen otomotiv sanayinin daha önce olduğu gibi bu zorlu sınavı da başarıyla atlatacağını söyledi.
Hükümetin çıkardığı ÖTV paketlerinin iç pazarı hareketlendirdiğini, tüm sektöre moral getirdiğini belirten Kabatepe, “Ancak bu tür önlemlerin üretim üzerine etkileri kısa vadeli ve sınırlı oluyor. Endüstrinin rekabet gücünün sürdürülebilir olması için kalıcı ve Sayın Başbakan’ın üretimi ve istihdamı canlandırmak üzere ana hatlarıyla açıkladığı teşvik paketlerinin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz. Uzun vadeli stratejik bir plan çerçevesinde verilecek benzer desteklerin ülkemizi bir cazibe ve
üretim merkezine dönüştürerek ekonomik kalkınmamıza ve refahımızın artışına çok büyük katkıları olacağına inanıyoruz. Kriz bizi yaraladı ancak biz ayaktayız ve ayakta kalmaya devam edeceğiz. Şimdi yaraları sarmanın ve kriz sonrasında başlayacak büyük maça hazırlanmanın zamanı. Otomotiv endüstrisi, bugün yaşadığı tüm sorunlara rağmen Türkiye’nin çıkış kapısıdır” şeklinde konuştu.
OETK Başkanı Kabatepe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hep beraber İstanbul’u bir dünya kenti haline getirmeye çalışıyoruz. Bazen finans, bazen kongre ve fuarlar kenti bazen de kültür ve turizm merkezi haline getirmek önerilir İstanbul için. Bizim de gerçekçi, uygulanabilir bir önerimiz var. Gelin İstanbul’u ve diğer birçok kentimizi dünya ölçeğinde bir tasarım cenneti haline gelebilecek teşviklerle donatalım. Otomotiv, moda, ilaç ve sağlık gereçleri ve elektronik eşya endüstrileri için dünya Tasarım ve Ar-Ge endüstrisinin yeni üssü Türkiye olsun. Biz inanıyoruz ki, tasarım ve Ar-Ge Türkiye’ye yalnızca para değil aynı zamanda çok güçlü bir kültürel iklim getirir.”
Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği (UTAYSİB) Başkanı Ferit Sünneli,de otomotivin 2008 yılında gerçekleştirdiği 25 milyar dolara yakın ihracatıyla yine lokomotif sektör olduğunu kanıtladığını, 5.5 milyar dolar fazlayla Türkiye’nin cari açığını aşağıya çektiğini, ’1000 ihracatçı şirket’ arasına 112 şirket sokmayı başardığını vurguladı.
Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Ferit Süneli, otomotiv ihracat yaparak büyüdüğünü belirterek “Yüzde 85- 85 arasındaki kısmı ihraç ediyoruz. Bizim ihracat çok önemli bu krizden bu kadar ağır yara almamızın en önemli nedeni ihracatımız. Yani Avrupa pazarındaki daralma. Gidişat, süratli düşüş yavaşlamış gözüküyor. En azından göstergeler onu gösteriyor. Tabi bunda en önemli pay AB ülkeleri Almaya ve Fransa’daki hareketlenmeler bizi ümitlendiriyor. Almanya ve Fransa bizim endüstrimiz için iki önemli müşteridir” diye konuştu.
“Ticari araçlarda KDV indirilmeli”
Bugün itibariyle krizden çıkışta hükümetten ÖTV indirimi dışında pek bir şey alamadıklarını ifade eden Sünneli, “Vergisel indirimler çok uzun ömürlü olmaz. Özellikle bizim endüstrimizde belki pansuman etkisi yaratır ama bütün tedavi sağlamaz” dedi.
Sadece ÖTV indirimiz yaparak krizden çıkarız diye bir şeyim olmadığına dikkat çeken Sünneli. “Bu doğru değil. Bunun yanında ne yapılmalıydı? Öteden beri söylüyoruz hurdayı desteklemeliyiz. Türkiye’de 13.8 milyon araç parkı var. Bunların yaklaşık 4 milyonu 20 yaş üzerinde ve bu araçların yüzde 10 değişse ki bu değişim bizim iç pazarımız canlandırmakla kalmayıp gerçekten çevre için büyük bir tehlikeyi ortadan kaldırmış olacağız. Kaynak israfını ve can ve mal kaybını ortadan kaldırmış olacağız” şeklinde konuştu.
Bazı yatırım mallarında KDV oranının düşürüldüğünü ama her nedense ticari araçları Türkiye’de bir yatırım aracı olarak kabul edilmediğini anlatan Ferit Sünneli “Ticari aracı ya sanayici ya da ticaret erbabı alır. Bununda diğer yatırım malları gibi KDV’sinin düşürülmesi gerekmektedir. Bu bizi süratle ayağa kaldıracak noktadır” dedi.
Sünneli sözlerini şöyle sürdürdü:
“3 nokta iç pazarda iç pazarda alacağınız önlemler bugünden yarına iç pazarda canlılık getirebilir ancak ihracatta orta ve uzun vadeli bir şeyler yapmanı lazım. Dolayısıyla bizim burada orta ve uzun vadeyi öne çekebilecek. Yan sanayiciyi destekleyecek navlun desteğinin verilmesidir. Yaptığımız çalışmada ilave 40 -50 milyon dolarlık navlun desteğiyle biz ağırlıkla olarak yan sanayimizde 1 milyar dolarlık bir ihracat artışı sağlayabileceğiz”
Kaynak:superonlinehaber
Dacia Sandero, tanıtımından 1 yıl sonra 100 bin adet üretildi. Dacia’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, 2008 yılı haziran ayında tanıtılan ve Türkiye’yle birlikte 38 ülkede satışa sunulan Sandero, Romanya’nın Pitesti fabrikasındaki tanıtımından 1 yıl sonra 100 bin üretim adedine ulaştı. Sandero, 18 bin 200 liradan başlayan fiyatlarla satılıyor.
Kaynak:hürriyetoto
2003 yılında Supra’nın üretimine son veren Toyota bu kararıyla hayranlarının tepkisini almıştı. Ancak ayrılık uzun süremeyecek. Japon üretici yeni Supra için harekete geçti. 2007 Kuzey Amerika Uluslar arası Otomobil Fuarı’nda sergilenen FT-HS Konseptinden esinlenerek geliştirilecek olan yeni Supra’da, Lexus GS450h modelinde de kullanılan 3.5 litrelik V6 motor görev yapacak.
Ancak bu kez Toyota Crown modelinden transfer hibrid sistem de Supra’ya eklenecek. Bu sayede otomobilin 400hp dolayında toplam güç çıkışına sahip olması bekleniyor. Gelecek yılki Tokyo Otomobil Fuarı’nda konsept olarak sergilenecek modelin pazara çıkışıysa 2011 yılını bulacak.
Kaynak:superonline
Posted by (0) Comment
Otomotiv sektöründe satış ve üretim kaybının yüzde 50 olduğunu kaydeden Kanca, yaygın müşteri profili sayesinde şirketin, bu krizde kaybının yüzde 25′te kaldığını söyledi. En fazla üretim gerçekleştirdikleri marka olan VW, Avrupa’ki satışlarının iyi olması da Kanca için can simidi olmuş. Kanca, VW’nin 1.0 litrelik yeni motorunun biyel kolunu üretmek için çalışıyor. Kanca, motor parçası olan biyel kolu, tekerlekleri taşıya akson gibi yüksek emniyet gerektiren dövme parçalar üretimi gerçekleştiriyor.
Kaynak:sabahotomobil